Giresun'da Yöresel Deyimler
Giresun'da Yöresel DeyimlerA
Abdestlik : Uzun Kollu Pijama elbise
Abani : Baş Örtüsü
Aba : Abla
Aba : Dar Pantolon üzerine giyilen ceket
Annak : Aydınlık, görünür yer
Atlama : Fındık Ağaçlarının budanması
Anuk : Nane
Abrul : Nisan
Aruklamak : Zayıflamak
Alamuk : Bunaltıcı Sıcak
B
Büsumuk : Bunaltıcı, terletici kapalı hava
Bezenne : Bezelye
Bakraç : Bakırdan süt yoğurt kabı
Bazlama : Saç üzerinde yapılan mısır ekmeği
Bumbar : Koyun bağırsağından yapılan yemek
Buymak : Üşümek
Bassuk : Kısa, cüce
Bayak : Biraz evvel
Bıldır : Geçen sene
Böcük : Böcek
Bavra : Büyük Yengeç
C
Camadan : Bir tür çanta
Cırıtla : Bir hamur tatlısı
Cane : Bavra yavrusu
Cicik : Meme
Cücük : Civciv
Cüz Kesesi : Kur'an çantası
Cıvızmak : Caymak
Camış : Manda
Cehiz : Kızın düğün eşyası
Ç
Çotanak : Olgunlaşmış bir kaç fındığın bir aradaki durumu
Çarpı : Yüksek dallardaki meyveleri düşürmek için uzun dal parçası
Çırtlık : Bir kuş
Çalar : Bir balık
Çaput : Bez Parçası
Çapar : Büyük Mavna
Çember : Başörtüsü
Çentik : Torba
Çakmak : Bir nevi kurabiye
Çakıldak : Ham olmamış
Çimmek : Yıkanmak
Çabula : Tabanı çivili ayakkabı
Çemiş : Kurutulmuş üzüm
Çivit : Meyvenin çekirdeği
Çit : İnce urganlardan örgü
Çarık : Ham deriden ayakkabı
Çavşur : Şalvar tipli pantolon
Çitlevü : Göğüs kafesi kemiği
Çöğör : Mısır gövdesinin sonra toprak üzerinde kalan kısmı ve kökleri
Çıtlak : Kor halindeki ateşin sıçrayan parçası
Çökelik : Yağı alınmış ve kurutulmuş süzme
D
Döş : Göğüs Kafesi
Döşlük : Bir nevi yelek
Dibek : İçi oyulmuş kütük
Dozillik : Fındıktan yapılan oyuncak
Düdek : incirin olmamışı
Difrin : Yunus Balığı
Düve : Dişi inek yavrusu
Dalbaz : Raf
Dirpi : Kirpi
Dizlik : Don
Dible : Pancar, fasulye ve pirinçten yapılan yemek
Daraba : Tahta perde
Dongurak : Çıngırağın büyüğü
Dastar : Kilim
Daarcuk : Meşin Çanta
Döşeme : Kara lahana (Pancar) Yemeği
Dangalak : Durup dururken, yersiz olarak
Dutak : Kulplu bez
Değirmi : Elips şeklinde
E
Enük : Köpek yavrusu
Evşün : Saç üzerinde ekmek pişirme aleti
Essah : Ciddi, sahih
Eylenmek : Durmak
Eylenmek : Alay etmek
Egezlenmek : Gırgıra almak
Eğercek : Yün ipliği yapan el aleti
F
Filinta : Babayiğit genç
G
Guz : Arazinin güneş görmeyen yüzü
Guytak : Oyulmuş basık yer
Goruk : İçi boş fındık
Gazel : Kurumuş yaprak
Gıdık : Küçük sepet
Gerevi : Ağaç dallarını yakına çekmek için ucu eğik uzun sopa
Girebi : Ağaç kesme aleti
Galdirik : Yenilen geniş yapraklı bir bitki
Gölluk : At katır gibi ahır hayvanı
Göğnümüş : Tam olmuş çürümeye yüz tutmuş
Guruş : Bir balık
Gövenek : Bir nevi sinek
Golibice : Karabatak
Gelder : Fıçı
Göynek : Gömlek
Golit : Saç üstünde yapılan buğday ekmeği
Gevrek : Peksimet
Galeta : Peksimet
Gürcüce : Çerkez tavuğu
Gelecoş : Ezilmiş keşten yapılan yemek
Güdük : Kısa kalmış
Galuk : Evlenme çağı geçmiş kız
Gelek : Sebze yaprağı
Gayda : Şarkının, türkünün güftesi
H
Herklemek : Toprağı bel denilen aletle alt üst etmek
Hark : Hendek
Harer : Büyük fındık sepeti
Havruz : Oturak
Hartama : Ev üzeri örtüsü, ince kereste
I
İdare : Küçük gaz lambası
imeci : Köy işinde sırayla
İlistir : Mutfak aleti
İlenger : Büyük bakır tabak, tepsi
Irgat : İşçi
Irgalmak : Sallamak
K
Kete : Çoban elbisesi
Karamuk : Bir fındık hastalığı
Kerinti : Orağın büyüğü
Kesi : Mahsulün tahmini
Kesici : Fındık mahsulü tahmin eden kimse
Keme : Farenin büyüğü
Kartuf : Patates
Kazayak : Yenilen bir ot
Kemçük : Elma ve armut artığı
Kofit : Bir balık
Kepelek : Bir koyun hastalığı
Kevgür : Mutfak aleti
Külek : Yağ kabı
Kopça : Düğme
Keş : Yağı alınmış ve süzme
Köz : Kor, yanmış
Kitlik : Küçük sabun parçası
Kolan : Yünden örülmüş ip
Kaha : Bir hamur tatlısı
Katık : Ayran
Kesmek : Gizlice şikayet etmek
Kerata : Ayakkabı çekeceği
Koşam : Avuç dolusu
Kışırtmak : Savurmak, atmak
Keltoş : Saçını kazıtmış
Kodesbana : Bilmiş
Kemre : Hayvan Gübresi
Kelem : Lahananın, pancarın gövdesi
Keşik : Sıra
Kilim : Yerli dokuma halı
Kabara : Ayakkabı altına çakılan çivi
Köme : Pekmezden yapılan cevizli, fındıklı sucuk
Keltek : Ayakkabı eskisi
Kesmük : Meyvenin iç kısmındaki yenilemeyecek çekirdekli kısmı
Kisbet : Tavır, hareket, kıyafet
Kubur : Pislik biriken yer, fosseptik çukuru
L
Labine : Bir balık
Lavaş : Pide
Lazımlık : Oturak
Löbet : Sıtma ateşi
M
Mes : İnce deriden ayakkabı
Merevcan : Diken ucunun yenilecek kısmı
Mendek : Sebze
Misir : Yeşil domate
Mintan : Gömlek
Mafraç : Eşya dengi
Mıh : Çivi
Mezeklemek : Alay etmek
N
Nacak : Ufak balta
S
Sıçan : Fare
Serenti : Direkler üzerine yapılmış küçük oda
Sayvan : Fındık harmanlarındaki bekçi kulübesi
Solama : Fındığı toplanmış bahçeden bulunan fındık
Sakarca : Yenilen bir bitki
Somuncuk : Bir eniz kuşu
Sakırtlak : Kan emen bir böcek
Sıbıç : Sap
Sergen : Olmuş meyvelerin ağaç dibine dökülmesi
Sağmal : Süt veren inek
Samaksa : Üzüm suyu ve mısır unundan yapılan tatlı sepeti
Saçayak : Ateş üzerine konan demir sehpa
Sıpartlamak : Gömleğin kollarını yukarı kıvırmak
Soğulmak : Hayvanın sütten kesilmesi
Sinenmek : Saklanmak
Seğirtmek : Koşmak
Sümsük : Pis boğazlı, gördüğünü isteyen
Sürgün : Fındık dalının dibindeki körpe fidan
Ş
Şelek : Harerle şelek arası fındık
Şennik : Evin önündeki sebze bahçesi
Şalak : Salatalığın geçkini
Şişek : Kısır koyun
T
Tırmık : Fındık harman aleti
Taflan : Bir Meyve
Toklu : Erkek kuzu
Tosbağa : Kaplumbağa
Tosun : Erkek inek yavrusu
Tam : Küçük kulübe
Teke : Keçi yavrusu
U
Uruf Olmak : Üzülmek
Uçkur : Don bağı, lastik yerine
V
Vazalak : Ukala
Y
Yeşmek : Baş örtüsü
Yavşak : Bitin ufağı
Yatuk : Anbar
Yivdin : Bir bitki
Yaşar : Erkek inek yavrusu
Yemeni : Başörtüsü
Yufka : Saç üzerinde kızartılan ince hamur
Yelleme : Ele avuca sığmaz, yaramaz
Yazı : Düzlük yer
Yal : Hayvan yemeği
Yallık : Hayvanın yemek kabı

.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)