Abdurrahman KARAHAN

Karnedeki Not

         Öncelikle şunu söyleyelim, karne veliyi bilgilendirmek amacıyla okul tarafından düzenlenmiş bir bilgi notudur.

Bunu niye söylüyoruz? Çünkü halk arasında karneye çok değişik anlamlar yükleniyor. Bir bakıyorsunuz, karne üzerinden çocuklarımız hakkında ahkâm kesiliyor. Eğer karnede notlar iyi ise o çocuk çok başarılı, kötü ise o çocuk da başarısız ya da ondan bir şey olmaz deniyor. Yani çocuğun kıymeti karnedeki nota göre değişebiliyor. Bu durum aslında çok sağlıklı değil. 

Değerli veliler, anne-babalar,

Yanlış uyguladığımız birçok şey var... Karnesinde bütün dersleri ve davranış notu çok iyi olan bir çocuğun ailesi, durumu abartabiliyor ve "sen bir tanesin, aslanım benim, ben zaten senin her zaman başaracağını biliyorum" gibi söz, davranış ve tutumlar, bu çocuğun sonraki eğitimi için kaygı sebebi oluyor. Çocuk, "bak velim yakınları ne kadar mutlu ve benim için neler yapıyorlar, ya aynı başarıyı seneye elde edemezsem" diye kaygılanmaya başlıyor. Tabi bir de bunun tam tersi bir durum... Çocuğun karnesinin çok kötü notlarla dolu olması ki o daha da vahim bir durum. Anne baba "bu ne biçim karne, sen nasıl bir çocuksun, ben seninle ilgili her şeyi yapıyorum, saçımı süpürge ediyorum, senin yaptığına bak, rezil ettin beni komşulara" gibi çok yanlış şeyler yapıyoruz. Yani veli olarak karneyi yanlış okuyoruz. Öyle değil mi değerli veliler?

Pekiyi ne yapmalı? Her şeyden önce "KARNEYİ''fazla abartarak değerlendirmemeliyiz. Karneyi önemsemeli fakat gereğinden fazla değil. Karnede zayıflar olabilir. Bundan dolayı çocuğa baskı yapmamalı. Hakaret içerikli, aşağılayıcı söz ve davranışlardan kaçınılmalı. Eğitim hayatımız boyunca bizim de iyi olmayan, zayıf gelen derslerimiz olmuştur.  Sizin bütün dersleriniz anne ve babalarınız veya büyükleriniz tarafından kabul edilebilir bir durumda mıydı? Kendi eğitim hayatınızı, karnenizi bir hatırlasanıza, çok mu başarılıydınız? Kendi yapamadıklarınızı çocuklarınızdan bekliyorsunuz, öyle değil mi?

Karnedeki zayıf notların çok değişik nedenleri olabilir. Çocuğun öğrenme ortamının önünde çeşitli engeller olabilir. Okuldaki eğitim ortamı, arkadaşları ile olan ilişkileri, evde kardeş ve anne baba ilişkileri, çevre faktörleri; beslenme ve öğretmeni ile olan ilişkileri gibi daha birçok sebep olabilir.

Ayrıca siz evde çocuğa yeterli eğitim ortamı hazırlayabildiniz mi? Yoksa ‘sen git ders çalış' deyip siz dizi izlemeye mi başladın? Onun çok önemli bir sözü ve isteği olduğu zaman "git başımdan, şimdi işim var" deyip onu başınızdan atmadınız mı hiç?  Onunla hiç ders çalıştınız mı?

Karne bir sonuçtur. Bu sonuç sadece öğrenciye ait olamaz. Onların olduğu kadar biz velilerin de yaptıkları ve yapmadıklarının bir göstergesidir. Zincirin halkası bir yerde kopmuştur. Biz ve öğretmen bunu fark edememişse sonuçta karnede not zayıf olmuştur. Bu sonucu çocuğu azarlamadan değerlendirmeli, hatta çocuğun olmadığı bir ortamda anne-baba olarak değerlendirmeli; önemsemeli fakat çocuğa fazla hissettirmemeli. Tabi ki gelecekle ilgili önlemler almalı lakin bu durumu fazla abartmamalıyız. Şunu da unutmamalı ki bunlar çocuk... Oynayacak eğlenecek, çocukluğunu doya doya yaşayacak.

Karneyi çocuğun gözünde ne kadar büyürse ve önemsenirse onu o kadar strese sokar. Ona hissettirmeden siz önemseyin, değerlendirin ve alınabilecek tedbirleri görüşün. Gerekirse uzmanlardan görüş alabilir, öğretmenlerine sorabilirsiniz.

Evde çocuğu ezmeyin, Onlar zaten karneyi alınca arkadaşları karşısında eziliyor. "Sen kaç aldın? Şu dersin nasıl?" gibi kendi aralarındaki karşılaştırmalar onun için en büyük eziklik oluyor. Bir de siz ezer ve azarlarsanız, yıkım olur. İleriki hayatında başarısız olacağı kaygısı oluşur ve bütün bunların sebebi karnenin çok önemsenmesi abartılı değerlendirilmesi olur.

Yine çok iyi notlarla dolu bir karne de, çok abartılmadan değerlendirilmeli. Tabi ki çocuk takdir edilmeli ama aşırı kutlamalardan kaçınılmalı. Çok abartılı kutlama ve ödüllendirme çocukta strese neden olur. Şu kaygıyı taşımaya başlar; "Ya seneye aynı başarıyı elde edemezsem ailem ne yapar" kaygısı taşımaya başlar ki bu da çok iyi sonuçlara vermez.

Bunun yerine bir baş okşaması, bir aferin, nur dolu gözlerinden ve masumluk sergileyen yüzlerinden öpmek, ona sarılmak... Annenin o gün, onun sevdiği bir yemeği pişirmesi gibi hediyeler olmalı.

"Ben zaten senin başaracağını biliyordum, kesinlikle zayıf not getirmeyeceğini biliyordum, ya zayıfın olsaydı konu komşuya ne derdik" gibi sözler doğru değil ve asla çocuğa söylenmemeli. Karne de çocukların yanında komşulara falan gösterilmemeli. Çünkü bunun gelecek yılları da var. Çocuğumuzla ilgili gelecek kaygısı oluşturmayın.

       Sonuç olarak "KARNE", başta da belirttiğimiz gibi, okul ile aile arasında bir bilgi notudur. Gereğinden fazla abartılmamalı. Her şeyin bittiği veya başladığı nokta olarak algılanmamalıdır.

   Ben bir baba ve eğitimci olarak bunları söylüyorum. 2009-2010 Eğitim Öğretim Yılı biterken bütün öğrencilerimize iyi tatiller, anne-babalara da esenlikler diliyorum.

Abdurrahman KARAHAN