Şefik Ural

Pamuk Ninemin İniltileri...

 

Aşağı yukarı her yıl gündeme gelen bir olay var; Ermeni meselesi... Isıtılıp ısıtılıp temcit pilavı gibi önümüze konuluyor. Bu haberleri izlerken çocukluk anılarım gözlerimde canlandı ve yazmak istedim.

Osmanlı-Rus savaşlarının kızıştığı dönemler. Osmanlı ordusu için asker toplanmaktadır. O dönemlerde askere gidenler bir daha geri dönmediği için askere gitmekten  kaçarlarmış. Bir çokları dağa çıkmış, askere gitmemek için. Eşkiyalık yapanlar, yol kesenler, astığı astık kestiği kestik yılları.

Osmanlı ordusuna asker toplamak için seferberlik ilan edilir. Eli silah tutan askere alınır. Dedem Kafas oğlu Mustafa 21 yaşındadır. 2 erkek çocuğu vardır ve Eşi yani Pamuk Ninem hamiledir. Öylece bırakıp askere gider.

Toplanan askerlerin hedefi Sarıkamış'tır. Harşit vadisi boyunca Torul ve Gümüşhane üzerinden Bayburt-Erzurum güzergâhını kullanarak Sarıkamış'a gidecekler. Fakirlik kol gezmektedir. Sırtları çıplak, karınları aç, ayakta çarık bile yoktur. Mevsim üstelik kıştır.

Bayburt vilayetine ulaştıklarında kendilerini hangi tuzağın beklediğini bilmeden sevinirler. Çünkü sıcak ekmek çıkaran bir fırına rastlamışlardır. Bu fırından herkes ekmek alır, karınlarını doyururlar. Ancak her nedense bazıları şüphelenir. Ekmek yemeyi biraz erteler. Bir süre sonra ekmekleri yiyenlerde zehirlenme belirtileri görülür. Hepsi yollarda daha düşmana kurşun bile atmadan can verirler. Sonraları anlaşılmıştır ki; Fırıncı bir Ermeni'dir, Ekmekleri Kibrit başı ile zehirlemiştir.

Rivayet olunur ki Dedem bu zehirli ekmekleri yiyenler arasındadır. Evet Dedem Kafas oğlu Mustafa daha 21 yaşında Ermeniler tarafından zehirlenerek şehit edilmiştir. Ninem 3 çocukla dul ve yetim kalmıştır. Dedemin o günün şartlarında ne ölüm haberi, ne diri haberi gelmemiştir. Meçhuldür.

Çocukluğum Pamuk ninem ile geçti diyebilirim. Hep ondan duyduğum bir inlemesi vardı. Sadece uykuda bu inleme duyulmazdı. Ölünceye kadar devam etti bu iniltiler. Yakından dinlediğimde; Mustafam... Mustafam... Mustafam ...   dediğini hatırlıyorum. 95 yaşında vefat ettiğine göre 20 yaşında dedemi kaybetmiş, 75 yıl Mustafam...   diye ağlamış. İşte bu bir aşk hikayesi...   Allah(CC) hepsine gani gani rahmet eylesin.

Şimdi sormak lazım kıymetli! Ermenilere, Fransızlara ve Avrupa'ya; Bizi Kim katletti? Hamile kadınlarımızın karnını Ermeniler süngü ile yarmadı mı? Çocuklarımızı havaya atıp altına süngü tutanlar Ermeniler değil mi? Hayvanlarımızın başına demir çivi çakarak öldürüp, insana yapamadıklarını hayvanlarımıza yaparak öç alan Ermeniler değil mi? Biz hakkımızı kimden isteyelim? Kime tazminat davası açalım? Sizin ölenleriniz insanda bizim ki değil mi?